EFE ERGİNER İLE SÖYLEŞİM..

Y. U. … Öncelikle nezaketinizden dolayı teşekkür ederim. Çok güzel renkli bir ofisiniz var. Ve Yemyeşil otantik bahçe havasında.

E. E. … Teşekkür ederim.

Y. U. … Hep kendime sorardım Efe Erginer’in ofisi acaba nasıl merak içindeydim. Duvar T.C. kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün resimleri ile dolu. İzmir’in eski hali ve resimleriyle göz kamaştırıyor. Tarih kokan bir havası var. 1900’lü yılları yaşıyoruz gibi.

E. E. … Çok teşekkür ederim. Beğendiğinize sevindim. Sohbete de beklerim.

Y. U. … Sizinle sohbet etmek benim için büyük bir şans. O zaman müsaade ederseniz başlayabilir miyiz?

E. E. … Tabii, başlayalım.

Yakup Uykutalp. … Efe Erginer’i tanıyabilir miyiz?

Efe Erginer. … 2 Temmuz 1947, İzmir doğumluyum. İlk ve orta tahsilimi Turgutlu’da yaptım. Lise öğrenimi, İzmir Atatürk lisesi’nde 1966 yılında bitirdim. İstanbul Nişantaşı Diş Hekimliğine 1966’da başladım. 1971’de mezun oldum. Gölcük Deniz hastanesinde yedek subay olarak askerliğimi tamamladım. 1973 yılında İzmir Alsancak’ta serbest diş hekimi olarak hayata atıldım. 1974’te Şahika ile evlendim. 1975 yılında Elif, 1977’de Emrah oğlum dünyaya geldiler. Daha sonraki yıllarda hem kendi işimi yaptım hemde devlet hizmetinde çalıştım. 1998’de emekli oldum. 2005 yılında da diş hekimliğini tamamladım ve yazarlığa başladım. 2019 Ocak ayına kadar aralıksız edebi eser roman ağırlıklı kitaplar yazdım. Toplam 3500 sayfa eser yazdım. Bunlardan 8 tanesi roman (aşk romanı), 2 tanesi araştırma kitabı, 1 şiir, bir hikaye, iki de tiyatro eseri olmak üzere 14 kitabım var. Bunlardan ilk kitabım “Mor Sarı”, “İzmir Atatürk Lisesi Anıları” İzmir Atatürk Lisesi vakfınca basılarak kitap haline getirildi. Halen Atatürk lisesi bahçesi vakıf ofisinde satılmaktadır. Telif hakkımı (eğitim vakfına küçük sembolik bedel karşılığı) sattım. İkinci basılan kitabım “Sis ve Rüzgar” 2012’de İstanbul Bizim Kitaplar yayınevinde bin adet basıldı. 200 adetini Kültür Bakanlığı, kütüphanelerine dağıtmak içim satın aldı. Aynı yıl sonunda kitap bitti.

Y. U. …  Son kitabınız Atatürk’ün yaveri Cevdet Tolgay’in Sesi’nden Atatürk.

E. E. …Evet, 21 adet kendim çıktı alıp bir cilt, ciltlettim.

Y. U. … 21 adet kitabın bir tanesini de bana hediye ettiniz. Çok mutlu oldum. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok teşekkür ederim. Yazarken neler hissettiniz?

E. E. … Yazarken Atatürk’ün kişiliğini çok daha derin hissettim. İki özelliğini tespit ettim.

1. Atatürk, çok yalnız bir insan, bunu tespit ettim. Bu yalnızlıktan dolayı gençliğini düşünerek, kendine ait bir evi olmasını istemiş. Ama, bu bir şekilde hep geçiştirilmiş ve kendine ait bir evi olmamış.

2. Atatürk, müthiş sabırlı bir insan. Kendisine ne kadar farklı düşünce ters olsa da, o insanı sabırla dinliyor, asla cezalandırmıyor. Bu iki özelliğini araştırmalarımda çok net gördüm.

Y. U. … Kitaba başlamadan “İlahi Şiir” diye bir şiir yazmışsınız. Okumak ister misiniz?

E. E. … Okuyayım.

İLAHİ ŞİİR…

Engin denizlerde esen

Rüzgarlar kadar hürdük

Sonsuz ufka yürürken Mavilere büründük

Deniz mavi, bulut mavi, kuş maviydi

Gök kuşağından geçip

Mavilerde eridik

Bir martı kanadında

İndik yeşil vadilere

Ağaçlar çiçek açmış

Bizler üzerinde böcektik

Nehirler dolusu aktık denizlere

Yakamozları serptik gecenin tepesine

Yıldızlar oluştu, ay oluştu

Gecenin nuru akıyordu üzerimize

Toplanıp bulut olduk semada

Rahmet diye anıyorduk, çorak topraklara.

Y. U. … Çok güzel bir şiir. Sizi dinlemek bir başka güzel.

E. E. … Teşekkür ederim. Atatürk, içsel (ezoterik) derinliği olan bir insan olduğundan, öyle bir şiir yazma ihtiyacı duydum.

Y. U. … Daha fazla basılmış olsaydı, daha fazla kişi okurdu diye düşünüyorum. Lütfen yanlış anlaşılmasın.

E. E. … Evet, ben bu kitabı yazdım. Çok mutluyum. Gelirini de, Türk Silahlı Kuvvetleri vakfına bağışlayacağım.

Y. U. … Biliyor musunuz? Duygu ve düşünceleriniz herşeyi yansıtıyor. Günümüz için çok değerli bir eser olacaktır. Sizinle ne kadar iftihar etsek azdır.

E. E. … Teşekkür ederim. Atatürk için ne kadar yapsak azdır. Atatürk’ün yaptıklarına karşılık, bunu da borç olarak sayamıyorum.

Y. U. … Atatürk ve Atatürkçülükten konuşalım. ilkeleri, inkılapları ve gösterdiği yolda gençlik gidiyor mu?

E. E. … Ataürk, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir nesil istiyor, bu nesle Türkiye’nin geleceğini emanet etmek istiyor ve en akıllı şeyi yapıyor. Türk milletinin geleceğini bu özellikteki gençlere bırakmak istiyor.

Y. U. … Atatürk, devlet adamlılığıyla ileri görüşlü, ufku açık bir liderdi.

E. E. … Evet, öyleydi.

Y. U. …Atatürk’ün yaveri Cevdet Tolgay ile tanışıyorsunuz, nasıl birisiydi?

E. E. … Çok özeldi. Çok güçlü bir formasyondan geçtiğini hissediyordunuz. Konuşurken edep, nezaket, saygınlık duygularını hisediyordunuz. Atatürk’ün manevi derinliğini yaveriyle konuşurken de hissediyordunuz. Bu ne demekse, ilahi şiir’de bunu anlatmaya çalıştım. Bunu anlatmaya kelime yetmediği için duygularımı şiirle anlatmaya çalıştım.

Y. U. … Bir yazarın politik görüşü olmalı. Ama muhalif olmadan, iktidarlaşmadan.

E. E. … Ben, partiler üstü düşünürüm. Atatürk’ün emanet ettiği gençlik olarak, kendimi öyle düşünürüm. Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür konseptinden geçirerek karar veririm. Siyasi düşüncelerim böyle oluşur. Bir partinin adamı olamam.

Y. Y. … Geleceği satın alabilecek, geçmişi geri getirebilecek gücünüz olsa gerçekleştirmek istediğiniz bir hayaliniz var mı?

E. E … Daha erken yaşlarda yazma fırsatı bulmak isterdim. Hayatın mecbur bıraktığı uğraşılardan daha evvel sıyrılmak ve iyiyi doğruyu güzeli anlatan eserler yazmak isterdim. Çok geç başladım. Hayatın yükü daha erken başlamama, edebi eser vermeme izin vermedi.

Y. Y. …Hocam herşeyin yeri ve zamanı olduğuna kanaat getirenlerdenim. Belki de en doğrusu böyleydi. En doğrusu bu zamanda vereceğiniz değerli eserler.

E. E. …  Evet, belki de dediğin gibi. Herşeyin yeri ve zamanı var.

Y. U. … Son söz olarak eklemek istediğiniz?

E. E. … Benim amacım insanlara, hayatın yaşamaya değer olduğunu hissttirmektir. Ben, filozofik güzelliği anlatmaya çalışıyorum. Filozofik güzellik; üç ana sütuna oturur. Bu sütunlar; birinci sütun, heyecan duymak, ikinci sütun matematiksel ölçüde olmak, üçüncü sütun estetiktir. Ben, bu filozofik güzelliği aşk üzerinden anlatmaya çalışıyorum. Maksadım, aşkı anlatmak değil, güzelliği anlatmak. İşte bu güzellik, insana, hayatın yaşamaya değer olduğunu hissettirir.

Y. U. … Çok teşekkür ederim.

E. E. … Ben, teşekkür ederim.

Herşey gönlünüzce olsun.

Sevgiyle kalın.

Reklamlar

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Elif Erginer dedi ki:

    Çok güzel bir röportaj olmuş, tebrikler..

    Liked by 1 kişi

    1. Yakup Uykutalp dedi ki:

      Teşekkür ederim..

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s