İNSAN BEYNİ, ZİHNİ İLE DALGA GEÇMEYE BAŞLADI…

Ä°lgili resim

Tarım ve hayvancılık sektörü bir ülkenin olmazsa olmazı.

Tarım olmasa hayvancılık, hayvancılık olmazsa doğa dengesini sağlayamaz. Dengeyi ayakta tutan düşünen varlık insan faktörüdür. Hiç kimse düşünmeden bir yere varamadığı gibi, ayaklar gider ama, beyin düşünmeden hareket edemez.

Maalesef…

Yaş ilerledikçe bir erkeğin dna’sı 40’ndan sonra, kadınlarda ise 50’sinden sonra değişir. Değişimlerde, en çok düşündüren sorgulanmayan beyindir.

Peki.

Tarım ve hayvancılıktaki değişim dna’sından söz açılmışken, eksik kaldığımız ve çoğaldığımız kısımları ele almak düşüncemiz oluşsun.

Toprağın dna’sı değişirse on sene kendisine gelmesi mümkün değildir. Gübresi, tohumu, ilaçlaması her yönüyle toprağın dna’sını etkiler. Şimdi ürün bazlı ele alalım. Ürün yaz aylarında sofralarımıza geliyor, gayet normal. Kimsenin bu konuda şüphesi yok, ama kış’ın önümüze gelmeye başlayınca insanlar düşünmeye başlıyor. Septik artıyor. Acaba nereden geldi, nasıl yetişti gibi soruları sormaya başlıyoruz öyle değil mi? Organik gıda, sağlıklı hayvan eşittir insan sağlığıdır. Hepsi birbiriyle orantılı, endeksli zaman birimidir.

Gerçekten de yol ve tünellerde çok iyi bir yol kat ettik.

Başarılı olduk mu?

Evet gerekiyordu başarılı da olduk. 8 saatlik yollar zaman mesafesinde yarılandı. İyi bir çizgi oluştu. Yol ve rezidanslara ara verme zamanı geldi.

Gelelim menüdeki günün sorusuna.

Tarım ile uğraşan neden tarımla uğraşmak istemiyor?

Aslında toplumun değil, ülkenin sorunu haline gelen matrah.

Ä°lgili resim

Bu zamana dek uyanmayan ya da uyanmak istemeyen kıskaca neden girildiğini algılamak mümkün değil diyemeyiz. Çünkü, besi işiyle uğraşanların maliyeti her gün artarken, yeni birşeyler üretilmediği sinyalini de alamıyor. Geniş zaman daraltılıp, uzun vade de yem ve arpa’nın maliyeti hesaplanarak besiciliğin önüne sürülüyor. Büyük yatırımcı ile küçük yatırımcıyı aklımızdan geçirmeyelim. Çünkü haksız rekabet ortamını düşünmek bile istemeyiz. Ülkemiz insanı zor süreci yaşadığı gibi, bu zor süreci kolaylıkla atlatabilecek bir potansiyele sahip. Toprak verimli, ekonomi iş bekliyor ve çaresizliğe boyun eğen tembellik had safhada. Herkes birbirine bakıyor, ama kimsenin bir taraftan tutup, çekip çevirme niyetinde değil. Çünkü, niyetin nihayeti olmadığını biliyoruz.

Ülkemiz süreci nasıl atlatabilir?

Çalışarak.

Nasıl üretebilir?

Tarım ve hayvancılığa dayatan zihniyeti ortadan kaldırarak.

Ve…

Köyden kente göç eden köy halkının sorunları da ekonomiyi vuruyor.

Köyünde hayvancılıkla uğraşanlar, şehirlere göç edişinde, sorunları da getirip büyütmekte. Gecekondulaşma, işsizlik, geçim sıkıntısına varan bedeller ile karşılaşmaktadır.

Amaç…

Ekonomiye canlandırmak, daralan piyasayı rahatlatmak.

Sokak aralarında dolaşmayı bırakacağız, caddeye çıkacağız ki ne olduğunu, ne gördüğümüzü daha iyi fark edeceğimizden emin olacağız.

Bu kadar zor mu?

Hayır değil.

Köylü, tarım ve hayvancılığın, teşvik destek projeleriyle gündem oluşmasını bekliyor.

Nasıl güçlendirebiliriz nasıl destek olabiliriz güçsüzleşen toprak ve kısırlaşan hayvancılığın arkasında nasıl durabiliriz?

Ne toprak güçsüzleşti, ne hayvancılık kısırlaştı, ne de destekler azaldı. Devlet hibe kredisi vatandaşa veriyor, vatandaş ise gösterdiği arazinin etrafına tuğla örerek kötüye kullanıyor. Asıl mesele bu. Bu konuda devletin yaptırım gücü ve projeler sunarak iyi niyetli olmayanların önüne geçmesidir.

Yaşam çizgilerle sınırlıdır. Sınırsız yaşamda, her hikayeden bir alıntı var, ama her hayattan gerçek bir öykü çıkaramayız. Çiftçi üretiyor, parayı aracı kazanıyor, çiftçi emek harcıyor, parayı aracı kurum kaldırıyor. Çiftçi alınteri döküyor, aracının eli çiftçinin cebinde. Aslında tüm problem kooperatifleşmemek de.

Proje….

Şehirli, köylü elele….

Çalışacağız, üreteceğiz, koşturacağız. Artık tarım ve hayvancılık üzerine yoğunlaşacağız ki toprağa baktıkça verimi alsın. Güneş gülümseyip yağmur taneleri toprağa enerji kattıkça organik ürünler yemeğe devam edeceğiz. Yoksa tembelleşmiş bir neslin ebeveyni olarak tarihe yüz karası olarak hatırlanacağız.

Devletin etki ve ilgi alanlarını kapsayan üretkenliği, sürdürebilirliğin sağlanması güzel ülkem insanına geri dönüş olacaktır.

Revizyon mu? evet şart oldu. Bu konuda ülkeme istihdam yaratması da artı pozisyon olacağı gibi, rahat bir nefes alacağı düşüncesindeyim. Niyetler önemli, iyi niyetle yola çıkılan herşeyin başarılı olacağı kesin. Aksini düşünen ve iddia edilen bir gerçek var. İnsan beyni, zihni ile dalga geçmeye başladı.

Neler yapılmalı?

Kooperatifler kurulmalı.

Aydınlatıcı seminerler verilmeli.

Teşvikler üreticiye sunulmalı.

Üretici bilgilendirilmeli.

Projeler geliştirilmeli.

Kurum, kuruluş ve holdingler küçük yatırımcı ile işbirliği halinde olmalı.

Çiftçiye gereken hakkı verilmeli. Çiftçi küstürülmemeli. Atatürk” Köylü, milletin efendisidir.” diyerek değer veriyor.

Kurum ve kuruluşların günümüz koşulları göz önüne alındığında destekleyici paketler sunulması.

Kurum ve kuruluşların marka şirket kültürüne sahip değerlerin devlet bünyesi adı altında toprak kiralanarak yararlı hale getirilmesi.

Kurum ve kuruluşların, tarla ve arazilerin tohumu atılarak işletmelerine ürün yetiştirmesi.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi hayvancılık ve tarım konusunda lokomotif bölgelerimiz. Turizmi canlandıran teşvik edici projeler ile tekrar gündeme oturmalı. Devlet, lokomotif bölgelerimiz için şirketler kurmalı, gözetiminde, ekonomisine kazandırmalı.

Devlet hazine arazisi üzerine projeler geliştirmeli. Yap, işlet, devret modeli gibi  araziyi denetlemeli.

Böylece istihdam yaratıldığı gibi, işsizlikte azalmış olur.

Milli servetler üreterek gelecektir, geleceğimiz milli servetimizle aydınlanır. Yoksa yarından sonra ne yiyeceğimizi oturup şimdiden düşünmek lazım. Verimli toprak, verimli doğa, yeraltı zenginlikleri dört mevsimi yaşayan güzel ülkemin insanlarıyız. Avrupa’yı Asya’ya bağlayan üç tarafı denizlerle çevrili, Akdeniz iklimine sahip, çok güzel bir vatanımız var.

Bu dönemi nasıl atlatacağımızı soracak olursanız?

Tabii ki, hepsi birer hayal gücü değildir. Birer proje niteliğinde hayata geçirildiği vakit ülkem bu yıl su yüzüne önümüzdeki yıl yüzmeye başlayacaktır.Ä°lgili resimHerşey gönlünüzce olsun.

Sevgiyle kalın.

Reklamlar

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. oguzsuzen dedi ki:

    Yüreğine sağlık kardeşim yine çok güzel bir yazıyla bizi buluşturdun,her satırında ne kadar haklı olduğunu görüyorum,ülkemiz için bir umuttur işte deyip,hayal etmeyi bırakmıyorsun.İnanmazsın belki ama sahibinden.com sitesi köylülerin satmak istedikleri ürünlerle dolu patates,soğan vb. yazdım çıkan sonuçlar şaşırtıcıydı.Ekonomiyi uçuracağım demişti zamanında birisi,sözünü tuttu ve uçurdu bizi.Hani benim kanatlarım nerede ?

    Liked by 1 kişi

    1. Yakup Uykutalp dedi ki:

      Teşekkür ederim yüzünü göremediğim, sesini duyamadığım sevgili dostum, üstadım oguzsuzen. Herşeyimiz var, ama sadece umudumuz olan hayallerle uçuyoruz. Sevgiyle kalın.😊

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s