İZMİR İÇİN KESİN OLAN DEĞİL, OLMAYAN KESİNDİR…

Ä°lgili resim

İzmir, marka şehir mi?

Değil.

Marka şehir olabilir mi?

Evet olabilir.

Eksikleri var mı?

Artıları da var.

Gözlerimi kapadım.

Ve….

Herkesin duyacağı gür bir sesle Orhan Veli Kanık’tan.

İstanbul’u dinliyorum…

“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Önce hafiften bir rüzgar esiyor;

Yavaş yavaş sallanıyor

Yapraklar ağaçlarda;

Uzaklarda, çok uzaklarda

Sucuların hiç durmayan çıngırakları;

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.”

Ve…

Ardından Cahit Sıtkı Tarancı’dan Otuz beş yaş şiiri İzmir’i hatırlatıyor.

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

Gözünün yaşına bakmadan gider diye devam ediyor.

Konu İzmir olunca, mevcut başkan sayın Aziz Kocaoğlu’na hizmetlerinden dolayı teşekkür ederim.

Artıları var mı?

Evet var.

Eleştirenleri de muhakkak olacaktır…

Kent’e katmış olduğu bir havası da var.

Zamanı geriye döndürmek mümkün mü?

Değil.

Artık, İzmir için, en ileri gideceği pojeleri hayata geçirmek en hayırlısı. İzmir halkı layık mı? Fazlasıyla hak ediyor.

Yine aynı yüzler, yine aynı senaryolar ve aldatılan halk sinemalarda.

İzmirli, beklentisi yüksek hayal kırıklığını yaşamak istemediği gibi, sinerjiyi yakalayabilecek bir konuma sahip. Yel var, yol var, su var, elektrik var, ama helva yapacak bir başkan adayına da ihtiyacı var. Akp adayı yaklaşık bir ay önce açıklandı. İyi Parti ile ittifakta anlaşan Chp, İzmir Büyükşehir belediye başkanı adayı kim olacak sorusuna yanıt bekliyor. İki aday ağır gibi. Bir’i Alaattin Yüksel, diğeri Tunç Soyer..

Abdül Batur’da sırada..

Parti içinde Tunç Soyer ismi ağır bastığı söylemler arasında.

Sürpriz isim, mevcut başkan Aziz Kocaoğlu’da gündemden düşmüyor. Acaba yeniden mi? Son yapılan anketlere göre Aziz Kocaoğlu açık ara önde. Aday başkanların anketlerde oy kaybına neden olduğu söylenenler arasında. Tabii her söylenene bakmamak gerek, spekülasyonda olabilir, gerçekte. Birkaç güne kalmaz Chp, İzmir adayını açıklayacak.

Akp adayı Sayın Nihat Zeybekçi çok kesin bir dille 31 Mart sonrası kordon’da zeybek oynayacağını söyledi. Nihat Zeybekçi bakalım gerçekten zeybek oynayacak mı?

Akp’nin tek başına kazanması mümkün müydü?

Değil.

Olsaydı, Cumhur ittifakı oluşmazdı.

Siyaset ya? Ne olduğu belli olmaz. Birbirlerine ters düşenler masa başında anlaşabilir. Olmaz dediğimiz olur, olur dediğimiz ise olmaz. İzmirli, olmazsa olmaz temel düşüncesinde değil. Varsa yoksa hizmet kalitesi, yaşam kalitesi ve kenti daha iyi bir yaşanabilir hale getirmek düşüncesinde, ideolojiye önem veren şehir kültürüne sahip.

Atatürkçü.

Demokrat..

Ve…

Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı özgür bir şehir….

Tabii ki;

Nihat Zeybekçi ile İzmir, farklı bir boyut kazandı düşüncesindeyim. Parti tabanı olumlu karşıladı. İl, ilçe örgütleri, dernekleri ziyaret ederek, kurum ve kuruluşlar dahil olmak üzere, ev ev dolaşarak ivedi çalışmalarına başladı. Parti içinde eski disiplin var mı? Önceki dönemler gibi değil. Bilinen bir gerçek, Tayyip Erdoğan gibi vizyonu yüksek bir lidere sahip olması.

Şansı var mı? Evet var.

“Hayat, insana iki yol sunar ve hangisini seçeyim diye düşündürmez. Biri kazanmak, diğeri kaybetmektir.”

Bir kızı kırk kişi ister biri alır. İstemek ayrı. Hizmeti yapmak ve halkın güvenini kazanmak farklı düşünce kapasitesine bağlıdır. Bunun için de sosyalleşmedeki roller, ilişkiler, sosyal sınıflarda başarılı olmak gerekiyor. Sınırlama var mı? Olamaz. Bu konuda muzdarip olan bölge halkı, neden bölgeyi bilmeyen ve bölgeyi tanımayanların aday gösterildiğini sorduklarına hep tanık olmuşumdur. Bölge halkı başkan adayını belirlemiş olsa, markalaşmak yolunda daha sağlıklı olur düşüncesindeyim. Akp, önce Mahmut Özgener üzerinde yoğunlaştı. Ne hikmetse, Mahmut Özgener İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına sıcak bakmadı. Ve nezaketiyle kibar bir şekilde istemediğini belirtti. İzmir’i bilen, tanıyan ve sevilen biri olan Mahmut Özgener eğer aday olsaydı, başarılı olur muydu? Olurdu düşüncesindeyim. Yine de İzmir deyince her kesimi düşündürüyor.

Düşünce…

Markalaşmak yolunda dev bir adım olsun.

Önce vizyon nasıl?

Akademi atlayabilir mi?

Yoksa ortak akılla yola devam edilebilir mi? Asıl mesele birinci şık değil. İkinci şık, marka olma yolunda ilerleyen bir şehrin temelini atan siyasi boyutu ise, eğer bunu tartışıyorsak, ortak akıl olduğu müddetçe çözüme odaklı başarılı çalışmalar var olacaktır. Kesin mi? İzmir ise bir nedeni olmamalı.

İzmir için kesin olan değil, olmayan kesindir.

Kitleye baktığımda, hepimiz yaşadığımız şehri seviyoruz, ama sevilen şehri kalkındırmak için bir metod üretilmedi. Üretilmediği gibi tüketildi. Denge fonksiyonu kalmadı. Otobüsler tıka basa dolu olması yanı sıra, güzel yapılan işlerde var. Belediye, elektrikli otobüslerle tasarrufa geçerken, vatandaş, sabah akşam üst üste işe ve eve gitmeye devam ediyor. Tramvay projesi hayata geçirildi. Fakat Tramvay’da geciş üstünlüğü sağlandı mı? Üreten çözer, çözüm üretir felsefesi birçok soru işaretlerine sebep oluyor.

Doğru ve yanlışı tartışmayacağım…

“Eksik, olduğu yerden kırıldığı gibi, en çok kırıldığı yerden artar.”

Seçimler yaklaştı, Asfalt Osman meydana çıktı. Yollar kazındı. Milli servetler heba oldu. İzmirli böyle bir hizmet ferasetini istemiyor. Eğitim, adam, adamcılık ayağı, alt yapı sorunu, çarpık yapılaşma, ulaşım ve daha neler var neler uzayıp gidiyor.

Toplum için projeler üretilip geliştirilmedikçe, İzmir için markalaşmak hayal. Kooperatifler kurulmadığı, üreten halk ve yöneten belediyecilik olmadıkça, İzmir yerinde saymaya devam edecektir. Bir şehir küçük adımlarla gelişmez. Büyük düşünceler gelişime açık kararlar ile çözüme ulaşır. Yoksa şehri kaplayan puslu havanın ulaşıma bir katkısı olamayacağı kesin. Halk’a hizmetin olduğu bir şehir lazım. Kalabalıktan kaybolmuş, görüntü kirliliğine neden olan bir şehrin yaşam kalitesi yükselemez.

İşin neresinden tutulacaksa, çözümcü ruha sahip bütünlük oluşturabilecek birlik ve beraberliğe ihtiyaç vardır. Sevgi tohumu ekilmediği, şehir merkezi magandalardan korunmadıkça ve en önemlisini söyleyeyim: Hep aynı yere hizmet yapıldığı müddetçe marka olmak hayal olacaktır.

Büyükşehir belediyesi ve ilçe adaylarına başarılar dilemeyeceğim. Başarılar ve başarılarınız sizinle beraber olsun. Gönülden hizmet için aday olmuş başkanlara iyi bir hizmet feraseti diliyorum…

Sevgiyle kalın…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s