ARI SUSAM SAN. VE TİC. A.Ş.(BEGÜM ÖZSOY İLE RÖPORTAJ)

Y.U. … Arı Susam’ı geçmişten günümüze tanıyabilir miyiz?

B.Ö. … Tabii ki de. Şimdi şöyle. Babam Bekir Özsoy ve amcam Hakan Özsoy yönetiminde oluşuyor Arı Susam firması. Fakat evveliyatına baktığımızda, Özsoy çatısı altında kendileri üçüncü kuşağı temsil ediyor. Ben ise, inşallah, dördüncü kuşak olarak artı geride gelenlerle beraber daha da ileriye taşıyacağımı düşünüyorum. Şirketimiz olarak ithalat, ihracat traderlik yapan bir firmayız. Tarım ürünleri, yağlı tulumlar, aromatik bitkiler dediğimiz baharatlardan oluşuyor. İhracaatta, bütün bu ürünleri yapıyoruz. Ayrıca, ithalat bazında da Susam’ı, Mersin limanına getiriyoruz Afrika’dan. Yine aynı şekilde Afrika’dan pamuk getiriyoruz. Bunun haricinde şimdi farklı ürünlere de yöneldik. Mesela anason getiriyoruz. Sonuçta, global dünyadaki fiyat ve kalite koşulları göz önünde bulundurularak pazar’a hakim olmaya çalışıyoruz. Eskiden Türkiye çok büyük bir tarım ülkesiydi. Fakat zaman içerisinde maalesef tarım alanlarının azalmasından kaynaklı olarak, ülkemizde tarım alanları azaldığı için, biz de mecburen ithalata yönelmeye başladık. Ayrıca endüstri ürünleri çok fazla ilerledi. Bu nedenle buradaki tüketicilerde son nihai ürüne kaliteden, tabii ki kalite şirketimiz için çok önemli. Üreticilerin buradaki fiyatı da göz önünde bulundurularak, biz de, ona ürün yelpazemizi genişletmeye çalışıyoruz. Buradaki yerli Susam’ın fiyatı yüksek olurken, ithal edilen Susam’ın daha stabil seviyede olduğu için ülkemizdeki helvacılar, tahinciler genellikle Afrika Susam’ını tercih ediyorlar. Yerli Susam’ı da tercih eden helvacılar, tahinciler, şekerciler, fırıncılar var fakat fiyatı yüksek. Bu nedenle daha düşük tonajlı çalışıyor onlarda. Çok niş oluyor, yani, mesela ufak bir bölgedeki Kula’da olsun, Sarıgöl’de olsun çok ufak mahalledeki bir helvacının, bir tahincinin Susam’ını yediğinizde, tabii ki yerli yerli Susam’dan üretilmiş oluyor. Fakat isim zikretmek istemiyorum, reklama girmesin. Büyük marketlerde görmüş olduğumuz helvalar, tahinlerin büyük çoğunluğu ithal edilen Susamlardan kullanılıyor. Çoğu Afrika’dan geliyor. Afrika orjini oluyor. Farklı bölgelerde susam yetişiyor, farklı kalitede oluyor. Biz, hepsinin temini, tedariğini yaparak ülkemize getiriyoruz. Buradaki işlere yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz.

Y.U. … İthalat ve ihracaat yapıyorsunuz. İthalat önemli, ama ihracaat daha büyük önem arz ediyor. Hangi ürünleri ithal, hangi ürünleri ihracat yapıyorsunuz? Bu konuda neler söylemek istersiniz?

B.Ö. … Evet ithalat ve ihracaat yapıyoruz. İthalatımızda, Pamuk işini de yapıyoruz. Şu an için ülkemizdeki pamuğun verimi artık çok düştü. Artı, alanı da azaldı. Hani, Adana yöresinde olsun, Söke bölgesinde olsun üretim çok azaldığı için ithalatını da yapıyoruz çok yüksek tonajlı çalışan firmalar için. İhracaata geldiğimizde ise, Türk susam’ının ihracaatını yapıyoruz yüksek volümlü olarak. Ayrıca aromatik bitkiler nedir? Bunlar defne, nane, kekik, adaçayı gibi aromatik bitkilerin baharat dediğimiz kimyon anason, sumak gibi ürünlerin ihracaatını da yapıyoruz. Bunu bütün dünyaya ihraç etmiş oluyoruz. Sonuçta pazarımız çok geniş. Tüm dünya’ya ihraaatımız var. Hemen hemen her liman ile çalışıyoruz ülkedeki. Konteyner bazında gönderim yapıyoruz.

Y.U. … Ama ihracaat konusunda sıkıntılarımız olduğunuzu anladım sizin anlatış tarzınızla.

B. Ö. … Şöyle. Bizim ürünlerimiz dönemsel her ürün bazında yeni ürün çıkıyor. Yeni mahsül çıkıyor. Mahsülün dönemine bağlı olarak, ürünlerimizde değişkenlik gösteriyor. Sonuçta ürünlerimiz yani biz kendi aramızda buna izin alıyoruz. Ve bu birçok şeye bağlıdır. Borsa emtiası oldukları için fiatları anbean değişiyor. Gün gün değişiyor, değişkenlik gösteriyor. Yani biz bir kalem ürün satmadığımız için tüm dünya piyasasını takip ederek, rakip pazarlarımızI takip ederek fiyatlarımız bu şekilde yükseliyor ve alçalıyor. Tabii ki de, biz, bunları yaparken ülkemizin döviz kuru v.s. gibi durumları da etken. Gemi ile gönderim yapıyoruz. Kara nakliyesi ile gönderim yapıyoruz. Hepsi mevcut olarak var. Buna dayanarak değişime en basit örnek olarak petrol fiyatlarının oynaması bile bizim fiyatlarımızI engelliyor. Sonuçta, nakliye nalbur ücretleri yükselmiş oluyor.

Y.U. … Peki tarım sektöründeki son hali ve durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

B.Ö. … Ben, gün geçtikçe çok düştüğünü düşünüyorum. Maalesef, çünkü, tarım alanları azalıyor. Bugün bir bakliyatı ülkemiz artık Kanada’dan getiriyor. Kanada’dan getirdiği için, hani, eskiden böyle birşey yoktu. Tüm Türkiye’de mevcut olarak bakliyat mevcuttu. Artık alanlarımız azaldığı için maalesef, ithalat ülkemizde daha fazla oluyor. Fakat şöyle birşey var. Biz, hani, örnek vermek gerekirse Mersin limanıyla çalışıyoruz. İzmir limanında işlemler çok yavaş gelişiyor ve çok yavaş ilerliyor. Orada daha hızlı iLerlediği için biz, Mersin limanıyla çalışıyoruz. Genel olarak, Türkiye’nin tüketmiş olduğu mamüllerde, Mersin limanına çok fazla geliyor. Orada çok yüksek volümlü olarak ithalat rejimi var.

Y.U. … Bunun önlemini nasıl alabiliriz?

B.Ö. … Bu saatten sonra önlem alınabileceğini düşünmüyorum. Çünkü boş bulduğumuz her yere bina dikiyoruz. Hiçbir yerde, hiçbir şekilde tarla kalmadı. Öyle olduğu için, yani, ithal etmemiz gerekiyor. Dediğim gibi, tarım alanları çok fazla azaldı. Tabii ki de, buna gelişen teknolojide büyük etken. Sonuçta, takip etmemiz gerekiyor bir şekilde. Fakat üretim alanımız, üretim açısından çok azaldı. Ne oldu, azaldıkça da belli bir üreticiler organiğe yönelmiş oluyorlar. Organikte, ne derece organik olduğu, onunda araştırılması gerekiyor. Bir sertifika alarak bir ürünün organik olduğu, onu belirleyen bir etken değil. Yani günümüz ürünün organik olması için en temelindeki gübresinden toprağına kadar, hepsinin organik olması gerekiyor. Kullanılan ilacı v.s. gibi, bütün durumların organik olması için ürüne organik ürün diyelim. Var tabii ki, yok değil. Çok niş üretiliyor bunlar. Fakat dediğim gibi çok azaldı. Gerçekten araştırmak gerekiyor. Şu an kimseyi suçlayıpta böyle pozisyona girmek istemem. Gerçekten yapılıyor mu? yapılmıyor mu? bunun bakılması gerekiyor. Bu gibi alanlar çok azaldı. Baktığımızda artık her ürün ülkemize ithal ediliyor.

Y.U. … Yetenek, cesaret, bilgi, güven ve değişim geliştirir. Şirket kültürünüzden bahsedebilir miyiz?

B.Ö. … Tabii ki de. Şöyle söylemek gerekirse, şirketimizde geçmişe baktığımızda, sürekli olarak büyüklerden devralınmış, bir bayrak devir teslim süreci var. Ailemizin genel olarak Denizli’li olmasından kaynaklı, Denizli’den İzmir’e yayılmışta demek istemem. Ege’ye yayılmış bir aileden dolayı sürekli olarak her yerden bir bağlantımız olabiliyor. Bu nedenle geleneklerimizin, geçmişten getirdiğimiz aile bağlarıdır. Yeni neslin eğitim düzeyinin ve açık görüşlü olmasının getirmiş olduğu eğitim seviyesi diyelim v.s. gibi bir durum var. Hepsi birlikte birleşerek, sentezlenerek şirketimizi buraya getiriyor. Dediğim gibi, babam ve amcam üçüncü jenerasyon. Biz, inşallah dördüncü jenerasyon olacağız. Ve daha da devam ettirmek istiyoruz. Ben, şirkete başlamadan önce çok farklı bir eğitim aldım. İletişim eğitimi aldım. Bu alanda belli bir süre çalıştım. Hep şöyle düşünüyordum, nasıl olsa hazırda bir aile mesleği var. 40 yaşına da gelsem ileride bu mesleği öğrenir yaparım diye düşünüyordum. Fakat hiç öyle olmuyormuş. Gelecek kuşaklara ve nesillere aksettirmek isterim. Şirkette 6 yıldır fiilen çalışıyorum. Fakat her gün yeni birşeyler öğreniyorum. Her gün yeni birşeyler öğrenmek için, muhakkak buluyorum kendime. Aile işiniz var ise, istiyorsanız gerçekten çalışmak, ne kadar küçük yaşta öğrenirseniz o şekilde ilerlemiş oluyor. Bu işlerde öncelik olarak disiplin, kimseyi suçlamak istemem, görüyorum, çevremde bir sürü aile şirketinde çalışan arkadaşlarım var. Sabah 9.30’da başlayıp 18.30’da işten çıkıp, öğlen dahi yemek yemeye çıkmayan arkadaşlar kaç kişisiniz? bunu sormak istiyorum. Bu gibi iş disiplinine gerçekten çok alakalı. Öncelikli olarak sorumluluk sizin birinci ana temanız ise, başarılı olursunuz. Şöyle örnek vermek gerekirse, bir işi yaptıktan sonra, hani, geriye dönüp baktığımızda ne var acaba? ne yapabilirim? diye yaptığımızda, daha sağlıklı ilerlemiş oluruz. Biz, şirket olarak çok geniş bir ağ olarak çalışıyoruz. Bu sadece çok kalabalıklıktandan da değil. burada, yani, iki kişi yada üç kişide olsanız yine aynı şekilde. Önemli olan sizin sorumluluğunuz var ve takım ruhuyla yapabilmeniz.

Y.U. … Eğitim ve öğretimin önemini vurguladınız. Genç bir girişimcisiniz. Genç bir girişimci olarak, en çok motive eden faktörler neler?

B.Ö. … Şöyle söylemek gerekirse İzmir Amerikan Koleji’nden mezunum. İzmir Amerikan Koleji’nde bizim genç girişimciler kulübümüz vardı. Yaklaşık hazırlık yılında lise sona kadar kulübümüzü devam ettirdik. Hatta, ben de, başkanlığını yapıyordum. Biz, bu kulüpte girişimciliği öğreniyorduk. Şirketleri ziyaret ederek misafiri oluyorduk. Şirket işleyişini öğreniyorduk. Kendimiz, bir şirket kurup, bir ürün planlayıp, tasarlayıp satıyorduk. Bu gibi işlemlerinde ben, tabii, lise zamanında güzel bir deneyim olarak bende kalmıştı. Fakat iş hayatına başladığımda geri dönüp baktığımda aaaaa bunu ben, kulüpte öğrenmiştim, ticaret kulübümüzde vardı. Genç girişimcilik kulübümüzde vardı, diye hatırlayıp çok hoşuma da gidiyor. En büyük şeyi de tabii ki, o zaman İ.M.K.B. idi. Ziyaretlerine gitmiştik. Borsayı bir türlü anlamlandıramıyordum. Nasıl oluyor? nasıl işliyor? v.s. şimdi tabii, arkama baktığımda artık borsanın ne olduğuna dair hakikaten, yani, bilgilenmiş oluyorum. Bunu genç girişimcilik kulübüme borçluyum. Şimdiye baktığımda, yine profesyonel iş hayatımızla bağdaştırabiliyoruz. Ben, mesela eğitimimi iktisat idari bilimler üzerine almadım. İletişim üzerine aldım. Aslında baktığımızda, iş hayatının bilgilenmesi okulda öğrenmekle de olmuyor. Kesinlikle, bir işi yapa yapa, çalışa çalışa ileleyebiliyoruz. Öğrenebiliyorsunuz. Hani, ne olursa olsun ben, İletişim Fakültesi’nden mezunum. Bilgi üniversitesi medya ve gazetecilikten mezunum. Mezun olduğumda da, kendi alanımda da birçok yerde çalıştım. Yabancı kuruluşlarda da çalıştım. Ancak kendi şirketime dönüp geldiğimde ilk başta burada dış ticaret kursuna gittim İzmir’de üç hafta süren. Ve daha sonra yüksek lissansımı Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapmaya karar verdim. Yaklaşık, iş hayatıma da üç yıl başladıktan sonra master mi tamamladım uluslararası işletmecilik alanında. Yani demek istediğim herşey eğitim. Tabii ki de önemli. Sonuna kadar savunuyorum. Sonuna kadar destekliyorum. Herşeyden önce siz kendi elinizin değerlerine bir bakın. Sizin elinizde, avucunuzda ne var, ne yapabilirsiniz. Katiyen ailenizin zoruyla bir yerlere gelmeyin. Ya da etrafınızın zoruyla bir yere gelmeyin.

Y.U. … Siz elinizde ve avucunuzda ne varsa ona göre hareket edin. Peki, bu konuda kimler girişimci olmalı, kimler girişimcilikten uzak durmalı? neler söylemek istersiniz?

B.Ö. … Girişimcilik nedir girişimci nedir? diye en çok benim geçmişte bir sürü hocalarım var. Üstüne basa basa bize öğrettiği birşey vardı. Aslında girişimcilik gerçekten inovasyonu bana kalırsa, inovasyonu takip edendir girişimci.

Y.U. … Üreten değil mi? Yöneten değil mi?

B.Ö. … Üreten demektir, yöneten demektir. Üreten ve bunu sürdürebilen. Yani, bu şekilde çoklu olarak ele aldığımızda ancak bir girişimci olunabilir. Diyelim ki, yani, biz birşeye giriştik, ürettik, yaptık. Ancak devamı gelecek mi? Çünkü artık Dünya o kadar çabuk ilerliyor ki bugün yaptığınız yarın eskide kalmış olabiliyor. Hep üretilen birşeyin üstüne yeni birşeyler eklenerek ilerlemiş oluyor. Öyle bir çağdayız ki, herşey çok çabuk ilerliyor. Ve dikkat ederseniz artık eskisi kadar toplumsal bilinçten ziyade bireyselciliğe yönelik fazlalaştı. Girişimcilikte teke düşmeye başladı bireysel olarak. Eskiden dikkat ederseniz bir takım daha bir gelişmişti, bir takım ruhu olarak insanlar daha fazlaydı 90’lı yıllarda. Fakat günümüz koşullarda ilerleyen teknolojiyle beraber bu nedenle artık bireyselcilik ön plana çıkmış olmaya başladı. Bu nedenle de, yarış daha fazla oldu. Eskiden bir takım olarak yarışıyordunuz, sahada bir takım olarak yer alıyordunuz. Fakat takım içerisinde de bire bir yarışı devralmanız gerekiyor. Yani bir pazarda ne olursa olsun koşturmanız gerekiyor.

Y.U. … Hedefleriniz var ve hedeflerinize ulaşmak istiyorsunuz.

B.Ö. … Evet. Sadece herşey satışta değil. Hedef demek satış yapalım, işler yapalım, çok para kazanalım, tabii ki de hayat devam ediyor. Bunun en güzel örneği de “shoco must go on” diye şov devam ediyor, şov değimizde hayat. Öyle olduğu için hayat her zaman devam ediyor. Yani birşey olduğunda orada takılı kalmamamız gerekiyor. Hep bir sonraki seviye, hayat devam ediyor, şov devam ediyor.

Y.U. … Hayat devam ediyor konusundaki hassasiyetinizin ne olduğunu az çok anlıyorum. Çünkü şirketinizin dünya markaları arasına girmesi için hiçbir neden yok. Önünüz açık. Enerji ve motivasyonunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

B.Ö. … Dediğim gibi sadece satış yapalım, çok para kazanalım demek değil, mevut müşterilerimizle de sürekli olarak ilişkilerimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Yani, büyüme sadece yukarı aşağı olmamalı. Kendi içerisinde de yatay olarakta büyümek olması gerekiyor. Mevut müşterilerinizle de ilişkilerinizi sıcak tutmanız gerekiyor. Bunun anlamı, haricindeki yeni müşterileri bünyeye katmak gerekiyor. Ayrıca sık sık yurtdışı seyahatlerimizin yapılması gerekiyor. Fuarlarımızın olması gerekiyor. Zaten mevcut katılmış olduğumuz dünyanın planlamış olduğu büyük gıda fuarlarına katılıyoruz. Hiçbir zaman durmak istemiyorum. Bir yerde saymak istemiyorum. Evet sürekli olarak enerjik haldeyim. Boş vaktim olsun diye katiyen düşünmüyorum. Bir beş dakikayı bile değerlendirmek isteyen bir yapım var. Aynı zamanda kendi işimin haricinde kişisel gelişim ile ilgiliyim. O nedenle görünmez özelliğim belki buradan geliyor. Enerji, reiki, yoga gibi ilgi alanlarıyla ilgileniyorum. Spor zaten çok yapıyorum. Hergün muhakkak ya yürüyüş yapıyorum ya da koşuyorum. Kişisel gelişim ile ilgilenmeyi çok seviyorum. Eğer ileride boş vaktim olursa kendi yerimi açıp bu konulara değinmek istiyorum. İnsanlara yardımcı olmayı çok seviyorum. Şöyle söyleyeyim, reiki öğreniyorum. Üçüncü seviyeyim ve tek seviyem kaldı hoca olmak için. Mistik danışmanlık eğitmenliğim var. Bunun yanında pundalina reiki eğitmenliğim var. Danışmanlık eğitmenliğim var. Regresyon eğitmenliğim var. Bu saydıklarımın bir buçuk yıldır eğitimini alıyorum. Her hafta düzenli olarak hocamın eşliğinde meditasyonlara katılıyorum. O nedenle bunun beni çok geliştirdiğini düşünüyorum. Bu enerjiminde işime aksettirildiğini işime yansıdığını düşünüyorum. Ofisimi çok seviyorum, ofiste beraber çalıştığım arkadaşlarımı çok seviyorum. Zaten bir aileyiz. Ailemizin bir parçası hepsi. Ne olursa olsun beraber yol aldık, bana çok şey öğrettiler. Birçok şeyi öğretiyorlar hala. Sonuçta, benden çok deneyimli ve kaç senelerini vermiş kişiler. Ben de onlara enerjimi yansıtarak bu şekilde belki destek olmaya çalışıyorum.

Y.U. … Herkes önemli ve özel olmak istiyor. Çevrenizi böyle özel hissettirebiliyor musunuz?

B.Ö. … Evet. Hayatımdaki çevremdeki herkes özeldir. Evimin karşısında sabahları simit aldığım kişide benim için çok özeldir. Yani apartmanımdaki görevli, günaydın dediğim kişi de sonuçta karşılıklı diyaloğumun olduğu kişide özeldir. Ben, muhakkak herkesle bir paylaşımda bulunduğumu, her paylaşımdan birşey çıkardığımı düşünüyorum. Hep savunduğum birşey vardır. Çöpçüysen en iyi çöpçü sen ol, ya da temizlikçiysen en iyi temizlikçi sen ol, ceo isem, en iyi ceo sen ol. Birşey yapıyorsun o işin en iyisi sen ol. Ve o kişiye paylaş, aksettir. Ordan biraz burdan biraz yürümez bu iş. Onu da yapayım bunu da yapayım derseniz yürümez. İpin ucu da kaçmış olur. Herkes çok dallı olamaz maalesef.

Y.U. … Çok dallı olduğu zaman, o dallar budaklanıyor ve hayat beyaz yalanlarla doluyor. Yalan söylemenin uygun olduğu durumlar sizce nelerdir?

B.Ö. … Kesinlikle. Mesela işim gereği lojistikle de ilgileniyorum. Şimdi ben diyemem ki en iyi lojistik benim. Sigorta işiyle de uğraşıyoruz işimiz gereği. Diyemem ki en iyi sigortacı benim. Desem yalan söylemiş olurum. Bunu söyleyen birçok insan var ve herkes aynı şeyi yapıyor. En iyisi biziz. Eskiden bizimkiler dizisi vardı, Halil pazarlama gibi. En iyi biziz, en iyi sensin ve yürümez bu işler. Beyaz yalanlarda buradan geliyor. Bazı yalanlarda bazen öyle birşey oluyor ki çok alakasız gibi görünecek fakat söylememiz gerekiyor. Nasıl söylememiz gerekiyor aracı konumda olduğumuz şirketlerse eğer, biz onun adına mal getiriyorsak ve müşteri burada gemisini bekliyorsa, o sebeple beyaz yalan yapıyoruz. Gemin geliyor, bugün yarın limana yanaşıyor. Halbuki gemi daha Yunanistan’da. Bu gibi söylenen beyaz yalanlar bulunduran beyaz yalanları söylüyoruz. Bu arada iki üç günlük opsiyonellik payı bırakıyoruz. Bunlarda bir beyaz yalan olmuş oluyor. Tabii ki de bunun haricinde iş hayatnda yalanın aksedilmesinden hoşlanmam, özel hayatımda da hoşlanmam.

Y.U. … Heyecan dolu bir girişimci olarak yeni gençlere tavsiyeniz nelerdir?

B.Ö. … Öncelikli olarak şunu söylemek istiyorum. Kolej’de okurken akademik kariyerim orta seviyedeydi doğruya doğru. Şimdi, beyaz yalan yapmayalım. Fakat okulda ne kadar çok sosyal aktivite varsa, ne kadar çok kulüp varsa, ne kadar çok gezi varsa, orayı hadi yapalım, hadi gidelim, hadi oluşturalım, olur yaparız, gideriz, hemen ayarlarız diyenlerdenim. O yüzden sosyallik çok hoşuma giden şeydir. Ne olursa olsun hayatla hiperaktif olmayı çok seviyorum. Üniversiteye gittiğimdeyse iletişim okudum zaten. Çok geniş kollu perspektifi olan bir işim vardı mesleğim gereği. Şimdi işime baktığımda ise, ofiste çalışıyorum. Hep şunu hayal etmiştim. Hep bir plazada çalışmayı hayal etmiştim. İstanbul’da plazada çalıştım. Buraya geldim, burada da bir plazada çalışıyorum. Fakat şöyle birşey, çalışırken sabah 9’da işe başlayıp akşam 19’da ofisten çıkmayı hayal etmemiştim. Demek istediğim; gençler hayatınızı oluştururken tabii ki de birşeyleri isteyin. Fakat ne istediğinize odaklanın. Ve onun en iyisini yapın. Ben, mesela işimde de sürekli olarak, sözel olarak iletişim halinde olmayı çok seviyorum. Ama bugün baktığımızda, çok iyi bir matematik analitik hafızaya, analitik bir zekaya sahip olduğumu asla savunamam. Bakarım hesap kitap yaparken, fatura keserken, tamam neymiş kontrat şuymuş. Hesap makinasıyla hesaplarım geçerim. Çünkü sevdiğim birşey değil. Onun haricinde sözel olarak karşılıklı iletişimde gerçekten başarılı olduğumu düşünüyorum. Yani, her insanın başarılı olduğu muhakkak bir noktası vardır. Herkesin herşeyde başarılı olması çok zor. Herşeyde başarılıyım diyen biri varsa alnından öperim. Ama tek bir kanalı seçip oradan ilerlemek. Elinizdeki donelere bir bakın. Neyi yapabilirsiniz? Ben, mesela üniversiteden mezun olur olmaz uluslarası işletmecilik master yapsaydım eminim başarılı olamazdım. İş hayatında, iş yolundan geçtikten sonra yaptım. Ve şöyle 95 puanla kabul edildim ben. Hatta dedim ki, herhalde başka bir Begüm Özsoy var. Beni onunla karıştırıyorlar. Ve dediler ki sensin. T.C. kimlik numarama baktım nasıl ben kabul edildim, çok değişik bir cümle vardı. Eminim ben de buradaki akademisyenlere birçok şey katacağım. Ne kadar iddialı bir cümle dediler. Hani kendime güvendim.  Çünkü, eminim katacağım. Oradaki hocalarım tabii ki akademisyenler, ama ben de bir iş hayatından geliyorum. İşin bir de arka pencere kısmı var. Onlar tabii ki de teorik olarak kendilerini ileri bi seviyeye taşımışlar. Ama içli dışlı olarak hayat dolu bağlantılı olarakta ben buradayım. O yüzden birşey katacağım dedim. eksik olmasınlar bu şekilde görmüş kendileri de. iyi olmuş oldu.

Y.U. … Eklemek istediğiniz..

B.Ö. … Öncelikle size çok teşekkür ederim. İşhayatınızı bir hobi gibi görün, ama ciddiye de alın. Para kazanmakta tabii ki gerekiyor yaşamı sürdürmek için. Para’ya da endeksli kalmayın hayat devam ediyor. Bunların belki bugün iyisi kötüsü olacak belki ağlayacağız, belki de güleceğiz. Sürekli olarak olaya takılı kalmayın. Onu orada bırakın, virgül koyun. Yolunuza devam edin. Bir şekilde tamamlanır, geriye dönülür, bakılır, yapılır. Belli bir noktaya takılı kalırsanız kendinizi geliştiremezsiniz. Hayat anbean değişiyor. İnsanların takip etmesi artık çok zorlaşıyor. Maalesef hayatın gerisinde kalmayın. Hayat devam ediyor ve enerjinizi hiç bozmayın. Herşey halledilir.

Y.U. .. Misafirperverliğinizden ve verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Sevgiyle kalın. Saygılarımla.

Email adresinizle blogumu takip edebilirsiniz.

yakupuykutalp36@gmail.com’dan iletişelim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s