DELEGASYON-8

Delegasyonda dokunsal müşteri de kalmıştık. Devam edelim.. Dokunsal müşteri samimidir..Konuşurken samimiyetinden dolayı dokunma hissine kapılır..Nezaket, ilgi, alaka, güleryüzlülükten dolayı samimi duygu ve düşünceleri aktardığınızda dokunma gereği duyar..Müşteri memnuniyeti ön planda olduğu için mutlu olan müşteri memnun kalarak bir daha ki sefere arkadaşını da getirir..Gelen müşteriye ürün tanıtımında ürünler ne kadar önemliyse kendimizi de hissettirmemiz o…

KADIN ERKEK EŞİT MİDİR?

Kadın ve erkek.. Farklı ateşten iki gömlek.. Ne kadar doğru..Ne kadar yanlış.. Benim doğrularım bana göre doğru…Doğrularımda yanlışlar hiç yok mu? Pekiyi.. Yanlışlarımizi,  doğrularımizi ele almak gerekir, fakat hataları da unutmamak, bir tarafa yazmak gerekir düşüncesindeyim. Hatalarımizla devam ettigimiz vakit, hatalar zincirlemeyle sürükler..Sürtüşmelere teşvik olduğumuz değerlerimizi yok etmeye başlarız.. Eşitlik nerede? Nerede başlar, nerede biter?…

ATATÜRK, 19 MAYIS 1919’DA SAMSUN’A NEDEN ÇIKTI? 

Atatürk hüzünlendi.. Hüznü dağları deldi.. Üzüldü.. Üzülmenin yararı olmadığını biliyordu..Fayda sağlamayacağını da.. Planlar yapmaya başladı.. Bu yüzden.. Padişah, Atatürk’ü denetlemek istedi..Emrine itaatsizlik etmedi..karşı çıktı..Müsamaha göstermedi..Vatanı için..Milleti için ne gerekirse yapacaktı.. Atatürk, canımdan vazgeçtim. Fakat vatanımdan, milletimden, kutsal toprağımdan vazgeçmem dedi. Atatürk, vatanını kurtarmak için geceleri uyumadı..Milleti yorgun düşmüş, bitkin düşmüş ama mücadelesinden hiç vazgeçmemişti..Aç yatarım..Susuz…

GELİRİNİN ÜSTÜNDE YAŞAYANLARA NE DEMELİ..

İnsanoğlu doyumsuz bir varlık olduğu için yaşamı boyunca istekleri çoktur. Vay efendim şu olsun, bu olsun derken hayat gelip geçer. Sonra da hiç gülmeyen tenimizle somurtkan halimiz ortaya çıkmaya başlar. Gerçek adı doyumsuzluk. Benim hayattan beklentilerim ve hayatın benden beklentileri neler? Ne beklentiler biter ne de insan hayatındaki istekler hiç bitmez. Oldukça hep daha fazlasını…

DELEGASYON-7

Delegasyonda görsel müşteri de kalmıştık. Devam edelim.. Müşterinin devamlılığını saģlayan sürekliliği için yeni tat, yeni lezzetler bulmak gerekir. Burada mesele yeni ürünlerde farklı lezzetleri müşteriye keşfettirmektir..Yeni ürün, yeni bir tat, yeni bir lezzet karşısında müşteri, farklı görünmek, yönlendirilmek ve herkesten farkındalığı olduğunu göstermek ister..Önemli olan müşteriyi anlayarak kendisine karar vermesini saģlayan yeni ürün hakkında bilgi…

ANNEME…

Anam benim.. Annem benim.. Canım Annem benim.. Yufka yüreğindeki enerjisi, derin denizleri dolduran gücüyle, yeri hiçbir zaman doldurulamayan eşsiz varlık, değerlim..  Biricik masum bakışlım.. Benim canım anam.. Acısı..Tatlısıyla zor günlerimde hep baş ucumda olan.. Hastalığımda hasta.. Sevincimde sevinç..  Mutluluğumda mutlu.. Üzüntülerimde benden çok üzülen.. Gerçek dostum.. Gerçek arkadaşım.. Gerçek sırdaşım.. Mutsuzluğumda bana moral veren benim…

SEVGİLİYE MEKTUP-4

Ben seni üzmemek için ne gerekirse yaptım. Sen ise üzmek için elinden ne geliyorsa yaptın. Hayır aslında elimizden ne geliyorsa yaptık. Yaptıklarımıza anlam veremedim. Yaşattıklarimiza da.. Sevgi dediğin paylaşmak, paylaşmayı da iyi bilmek gerek. Ya sende ya da bende problem diye düşünüyorum da işin içinden çıkamıyorum. Ama yine de herseyin suçlusu kendimi gördüm. Hani derler ya…

TRAFİK KAZASINDA TOPLUM OLARAK NEREDEYİZ?

Dün İzmir’in Çankaya semtinde dolaşıyorum.. Sevdiğim bir arkadaşımla telefonla sohbet halindeyim..Benimle yıllar yılı bitmeyen bir dostluğu olduğu için geçmişten, havadan, sudan söz ettik..Hem yürüyorum, hemde telefonla konuşuyorum.. O anda dikkatimi bir şey çekti.. Dar fakat kavisli dört yol ağzında arabalar park halinde..Aramızda mesafe olarak tam hatırlayamayacağım, herhalde tahminen otuz metre var diyebilirim. Bir araba tın tın…

KARŞILIKSIZ FEDAKARLIKLAR…

Zaman akıp gider, sende zamanla beraber yol alırsın iyisi ve kötüsüyle..Zaman mı en iyi ilacı diye düşünürsün..Belki iyi gelir, belki de zamanı lehine çevirirsin..Artık alfabetik logaritmanın “a” harfiyle başlayıp, sayı dengine ters gelen tuşlarını sıralamaya başlarsın..Acaba nereden başlasam diye..Başladığın yeni değil, çok eski bir geçmişin var diyenler olacaktır doğrusu da bu zaten..Ama hayata nereden başladığın…

YAZMADAN YAŞAYAMIYOMMM…

Son zamanlarda enteresan bir o kadar da garip cümlelere tanık oluyommmm..” Hakkaten yazıyo musun? Hakkaten de dediğin gibi çok rahatım..Geldiği gibi alıyommm..Ortamı sessiz hissetmeme gerek bile duymuyommmm..Kalabalıkların yoğun olduğu zamanlarda nasıl olduğunu anlamıyommm, gelip gidiyooo..Heyyyy hangi gezegende yaşıyosun sen? Yok yazmıyommm.. Çiziyommmm sadece.. Yok yazmıyommm..Sadece karalayıp kendimden geçmek istediğim şeyler var…Mesela yazarken kendimi kaybediyommm inandırıcı…

DELEGASYON-6

Delegasyon temsil sistemi üst sorumluluğundaki kişi, astıyla paylaşarak her zaman paylaştığı işi kendisine danışılmasını ister.. Zor durumda kalan delege böyle durumlarda üstünden destek alarak karar verme yetkisi üzerinden iletişimi açık tutarak sağlayabilir..Aslında üst astına güven verdikçe “sen bu işi başarabilirsin..Bu iş senin başarılı olacağını düşündüğüm yönün, seni ve beni başarıya götürecek. Bu sayede sen, ben…

NEDEN BİR MAYIS?

Düşünüyorum da neden bir Mayıs işçi bayramı? Arkadaşlarımla konuştuğumda birisinin ağzından olmadık kelimeler dökülüverdi..Bu anlamı büyük ve hiç karşılık bile beklemediğim bir günü hediye etmeleri beni çok mutlu ediyor..Gururumu okşuyor benim dedi..Ve devam etti..Gerçekten Bir Mayıs İşçi Bayramı mı? yoksa hüsranla geçen her bir mayıslar olaylar, kavgalar, toplanmalar, kutlamalarla adalet sağlanıyor mu? diye konuya girdi..Düşünen…