İZMİR MANTALİTESİNDE BEKLENMEYEN HAYAT…

İzmir mantalitesi denilince, aklıma hemen siyasi düşüncesini çağrıştırdı..Çünkü İzmir modern olduğu kadar, düşüncesiyle mantalitesini gerçekleştiren, kozmopolit topluluğa sahip özgün havası var.. Doğru..Gerçektende öyle.. Bu konu nereden çıktı diye soracak olursanız ona da yanıt vereyim..Dün akşam sevgili Hocam Güman Kızıltan işletmeme geldi..Ayaküstü masa beklerken İzmir mantalitesinden bahsetti..Can kulağıyla dinledim..Ve bu konu hakkında yazdığını, görüşlerimi yazmam için…

YAŞLI TEYZE(HAYAT HİKAYESİ)

Bir yaz günüydü..Sene 15 yıl evvel..Alsancak semtinden evime doğru yol almıştım..O gün çok güzel bir gündü..Ta ki otobüs durağına gidip, otobüs beklemeye başladığım zamana kadar..Bir an önce otobüs gelse de evime gitsem, kendimi dinlendirsem düşüncesindeyim..Otobüsü sabırsızlıkla dört gözle bekliyorum..Karşımda İzmir Fuarı..Her taraf yüksek binalarla dolu..Yüksek binaların içinden yükselen doğa, çevreyi olduğu gibi, yeşilimsi renklere boyuyordu..Egzos…

FEZZ DÖNER..

Akşam saat 22:00 gibi çalışıyorum.. Yıllardır hizmet ettiğim Nuri Bey ve Haldun Bey işletmeme geldiler..Döner üzerine bir yer açtıklarını söylediklerinde çok şaşırdım..Birisi Avukat..Diğeri Müteahhit..Adeta şok olmuştum…Konu konuyu açtı..”Yıllardır İzmir’de yaşadığım için, dönerin yeri benim yanımda farklıdır..Yeme içme konusunda çok hassasım..Kolay kolay beğenmem..Övünmek gibi olmasın  damak lezzetime güvenirim..O yüzden beğenmediğim gibi yemem, içmem.” dedim.. Gözlerimin içine…

SEVGİLİYE MEKTUP-10

Originally posted on Yakup Uykutalp:
Bir gece seninle uyanmıştım. Hani derler ya korkunun sevgiye faydası yok diye. Gerçekten düşündüğüm gibiydi. Sen benim içimde yaşayan bir rüya gibiydin. Rüyada mıyım? diye düşünürken, halayın ortasına düşmüştüm bir başı vardı, bir başı da yoktu. Halayın başındaydın yine eskisi gibi. Her zamanki gibi çekimser, utangaç ve içine kapanıktım. Huyum…

SEVGİLİYE MEKTUP-10

Bir gece seninle uyanmıştım. Hani derler ya korkunun sevgiye faydası yok diye. Gerçekten düşündüğüm gibiydi. Sen benim içimde yaşayan bir rüya gibiydin. Rüyada mıyım? diye düşünürken, halayın ortasına düşmüştüm bir başı vardı, bir başı da yoktu. Halayın başındaydın yine eskisi gibi. Her zamanki gibi çekimser, utangaç ve içine kapanıktım. Huyum kurusun ne diyeyim kendime. Ne…

NEDEN UNUTURUZ?

İnsanın bir hafızası vardır..Zamanla hafıza dolar..Nerede yaşadığım, nerede doğduğum, neler yaptığımla alakalı yer, zaman ve mekanla ilgilidir..Kişi ya da kişilerle ilişkisi var, sınırlı bir grupla ilşkiyi de yaşayabilir..Unutma, hatırlama depolama kaydetmeyle var olan yer, mekan, zaman çok önemli bir etken.. Günübirlik yaşadığımız rutinleşen hayat ve sürekli aynı işi, aynı konuyu, aynı zamanı, aynı şekilde yaşadığımız…

MUTLULUĞU BAŞKASINDA ARAMA, MUTLULUK SENSİN..

Yaşamın koşullarında mutlu olmakta var. Mutsuzlukta..Fakat hep mutluluk nereye kadar? Bazen mutsuz olmalıyım ki, mutluluğun ne demek olduğunu bileyim. Mutsuzsam yüzüm gülmüyorsa, kimseye güvenmiyor, güven vermiyorsam, üretmiyor tüketiyorsam bu benimle ilgili mutsuzluğun sermayesidir derim..Bencil miyim? hayır değilim..Sevdiklerime bağlı mıyım? canı gönülden hem de..aileme..Sevdiklerime.. Dostluklarıma..Güven alıp verebiliyorsam, seviyorsam, üretiyorsam, paylaşımcıysam güzel. Saydığım özelliklerin hiçbiri yoksa bencil…

HAYALİMDEKİ BAYRAMLAR…

                  Söylemek istediğim söyleyemediğim kelimelerin, bir gün beni hüzünlendireceğini nereden bilebilirdim ki..Uygulamanın daha yararlı, ayrıştırıcı olmayan benliğimin zaafını, hayatım boyunca hep merak etmişimdir..İyisi mi? İşin bu kısmına mukadderat deyip geçeyim..Akraba, eş, dost tüm sevdiklerimizin özlemiyle belki bir gün zarar verici boyutlara geleceğini düşünmek bile istemeyiz.. Fakat düşlediğim…

“SU”

                        Yaşamın olmazsa olmazlarından, yaşam sebebimizin en önemli maddesi su’dur. Su olmadan yaşamak imkansız. Neden imkansız? Çünkü su hayatın can damarıdır. İnsana, şehre, ülkeye ve kıtalara hayat verir. Yağmur olur, gökyüzünde su tanecikleri şeklinde akar..Yeryüzünde doğa ve bitkileri hayata bağlar. Dere, Nehir, Göl, Deniz…

ŞEHİR VE MEKAN-4

Aylar, yılları kovalarken gün sayıyordum..Takvim yaprakları usulden usule dökülürken, gecenin kasvetli duruşu hiç geçmeyecekmiş gibi geliyordu..Her zaman söylediğim bir söz var.. Gecenin kuşbakışıyla gündüzün aydınlık yüzü bir değildir.. Yaşadığım, gece ya da gündüz değil, benimkisi sıradan bir kuruntudan ibaret..İçimdeki nefesin derinlemesine ağırlaştığı yavaş çekimde, isteğime kavuşmanın verdiği şevk vardır. Bazen düşünüyorum, ya sabırsız biri olsaydım..Sabır,…

DAVA (FRANZ KAFKA)

Bu kitabı sevgili dostum sosruko tavsiye etti. Merak ettim. İlk etapta sıkıcıydı. Okudukça daha çok merak edesim geldi. Acaba nerede bitecek diye düşünürken, bitmesini hiç istemedim. Ön yargıli düşündüğüm Franz Kafka’nın dava romanı, sade ve yalın dilinde mest oldum. Düşündüğüm gibi değildi..Franz Kafka, geçmişten günümüze ismini Dünya edebiyatına altın harflerle yazdıran usta bir yazardır. Kitabın…

SESSİZ GEMİ…

  Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan, Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol, Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.. Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Biçare gönüller, ne giden son gemidir bu, Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu…